Turkish-English Dictionary

In TurkishIn English
açıangle
açıkexplicit
açıkopen
açık çevrimopen cycle
açık havada kurutmasıopen air drying
açık sistemopen system
açılandırma düzeneğitilting frame
açısalangular
adyabatadiabate
adyabatikadiabatic
adyabatik alev sıcaklığıadiabatic flame temperature
adyabatik doyum süreciadiabatic saturation process
adyabatik duvar sıcaklığıadiabatic wall temperature
adyabatik sıkıştırılabilirlikadiabatic compressibility
adyabatik sıkıştırmaadiabatic compression
adyabatik süreçadiabatic process
adyabatik zarf adiabatic envelope
ağırlıkweight
akıflux
akı/akım yoğunluğucurrent density
akımcurrent
akım verimicurrent efficiency
akışflow
akışstream
akış süreciflow process
akışkanfluid
akışkan yatak, akışkanlaşmış yatakfluidizied bed
aksama, bozulmafailure
aktif güneş enerjisi sistemleriactive solar systems
aktinometre kaydıactinogram
akustik (sesel), ses ile ilgiliacoustic
akümülatöraccumulator
Alan, bölgearea
alaşımalloy
alevflame
alıcıacceptor
alkalialkali
allotropallotrope
alotropiallotropy
alotropik dönüşümallotropic transformation
altinfra-
alt, düşükhypo-
alternatif akımalternative current
amfoteramphoter
ampirikempirical
ana, baş, temel, birincilprimary
ana, esas, temelbasic
anaboru, manifoldmanifold
analitik, çözümselanalytical
analiz etmek, çözümlemekanalyse
analiz, çözümlemeanalysis
analog, andırılanalogous
analoji, andırımanalogy
anerjianergy
ani soğutmaquenching
anma değerinominal value
anodanode
ara değer bulma, interpolasyoninterpolation
ara soğutmaintercooling
ara yüzeyinterface
ardışıkconsecutive
ardışıksuccessive
arı madde, saf maddepure substance
arı, safpure
artık madde, israf etmekwaste
asbest yünüasbestos wool
asenkron, eş zamanlı olmayanasynchronous
asimetri, bakışımsızlıkasymmetry
asimetrik, bakışımsızasymmetric
asimptotasymptote
asitacid
aspiratör, emeçaspirator
aşındırıcıabrasive
aşınma, soyulma, kazınma, sıyrılmaabrasion
aşırıhyper-
aşırıover
aşırı doymaover saturation
aşırı doymasupersaturation
aşırı doymuş çözeltisupersaturated solution
aşırı gerilimover voltage
aşırı ısıtılmış sıvısuperheated liquid
aşırı ısıtma, kızdırmasuperheating
aşırı soğumasubcooling, supercooling
aşırı soğutulmuşsubcooled, supercooled
aşırı soğutulmuş sıvısubcooled liquid
aşırı yüklemekoverload
aşırı, fazla, ek, katmaexcess
aşırı, öteultra-
aşırılık, fazlalıkexcessive
ateşlemeignition
ateşleyiciigniter
atmosferatmosphere
atmosfer basıncıatmospheric pressure
avantaj, üstünlük, yarar advantage
ayar etmek, ayarlamakcalibrate
ayarlamakadjust
aygıtapparatus
aygıt, cihazinstrument
ayırıcıbuffer
ayırıcıseperator
ayırıcı tabakabuffer layer
ayırmaseparation
ayırma, izole etmeisolation
ayırmakseparate
ayırmak, izole etmekisolate
aykırılık noktasısingularity point
ayrı merkezli, eksantrikeccentric
ayrışmadecomposition
ayrışmadissociation
ayrışma basıncıdecomposition pressure
azeotropazeotrope
azeotropikazeotropic
azimuth açısı azimuth angle