Turkish-English Dictionary

In TurkishIn English
ceketjacket
cevap, yanıtresponse
cisim, gövdebody
çalışma koşullarıworking conditions
çapdiameter
çaprazcross
çapraz akışcross flow
çarpışmacollision
çarpıtmak, biçimini bozmakdistort
çarpma, çoğalmamultiplication
çarpma, çoğalma katsayısımultiplication factor
çekiciattractive
çekimattraction
çekirdeknucleus
çekirdeklenme bölgesinucleation site
çekirdeklinucleate
çekirdekli kaynamanucleate boiling
çelişkicontradiction
çevirmeconversion
çevirme katsayısıconversion factor
çevreambient
çevrecircumference
çevreenvironment
çevreperimeter
çevresurroundings
çevrimcycle
çevrimselcyclic
çevrimsel işlemcyclic operation
çevrimsel süreçcyclic process
çeyrekquarter
çeyrek dairequadrant
çıktıoutput
çiğ noktasıdew point
çiğ noktası sıcaklığıdew-point temperature
çokpoly-
çok bileşenlimulticomponent
çok geçişlimultipass
çökelmeprecipitation
çökeltiprecipitate
çözmeksolve
çözmek, çözünmekdissolve
çözücüsolvent
çözüm, çare, çözelti,solution
çözümleyicianalyser
çözünebilirsoluble
çözünen (madde)solute
çözünmedissolution
çözünürlüksolubility
çürük buharwaste steam