Turkish-English Dictionary

In TurkishIn English
gazgas
gaz gidericideaerator (degassifier)
gaz sabitigas constant
gaz türbinigas turbine
gazlı termometregas thermometer
gecikmetime lag
geçerlilikvalidity
geçicitransient
geçip gitmek, çok hızlı gidip kaçırmakovershoot
geçirgenpermeable
geçirgentransmittive
geçirgenliktransmittance
geçirgenlik permeability
geçirimsizimpermeable
geçirimsizlikimpermeability
geçiştransition
geçiş bölgesitransition region
geliş açısı (yüzey normaline göre)incident angle
gelişigüzel karışımrandom mixing
gelişigüzel, keyfi, seçmeliarbitrary
gelişigüzel, rastgelerandom
gelişmekte olandeveloping
genelleştirilmiş özelliklergeneralized properties
genişlikwidth
genleşmeexpansion
genleşme katsayısıexpansion coefficient
genleşme katsayısıexpansivity
genleşme kaybı katsayısıexpansion loss coefficient
genleşme motoruexpansion engine
genleşme vanasıexpansion valve
genleşmekexpand
genleştirme, genleşmedilatation
genlikamplitude
geometrikgeometric
gerçekactual
gerçek gazreal gas
gerçek, realreal
geri beslemefeedback
geri dönüşümrecycle
geri, yenidenre-
gerilimtension
gerilme, stresstress
gibi, -msiquasi-
gider,drain
girdapvortex
girdiinput
girişinlet
giriş bölgesientry region
giriş uzunluğuentrance length
girişiminterference
girmepenetration
girmek, nüfuz etmek, delip geçmekpenetrate
gizlilatent
gizli ısılatent heat
göbek, öz, çekirdekcore
görselvisual
görünürvisible
görünürlükvisibility
göstergeindicator
gösterge basıncıgage pressure
gövde kuvvetibody force
gözenekpore
gözenekliporous
gözeneklilikporosity
gözlemobservation
gri cisimgray body
gri yüzeygray surface
güçpower
güç kaynağıpower supply
güç tesisi, santralpower plant
güç yoğunluğupower density
güçsüzleşme katsayısıattenuation factor
güçsüzleşme, sönmeattenuation
güneş enerjisisolar energy
güneş ışınımı kaydedicisi, aktinometreactinograph
güvenliksafety
güvenlik katsayısıfactor of safety
güvenlik katsayısısafety factor