Turkish-English Dictionary

In TurkishIn English
odachamber
odaklı toplayıcıconcentrating collector
olası, muhtemelprobable
olasılık, ihtimalprobability
oluşumformation
oluşum entalpisienthalpy of formation
oluşum ısısıheat of formation
oluşum tepkimesiformation reaction
optikoptical
optimizasyonoptimization
optimum, en uygunoptimum
oranratio
organikorganic
orifismetreorificemeter
orta, ortammedium
ortak merkezliconcentric
ortalamaaverage
ortalamamean
ortalama etkin basınçmean effective pressure
ortalama gün uzunluğumean length of day
ortalama hızmean velocity
ortalama parlak güneşli saatler (günde)mean bright sunshine hours
ortalama serbest yolmean free path
ortalama sıcaklık farkımean temperature difference
otomasyonautomation
otomatikautomatic
öge, elemanelement
ölçekscale
ölçme, ölçümmeasurement
ölçü, ölçmekmeasure
ölçütcriterion
ön ısıtıcıpreheater
ön ısıtmapreheating
önemli, anlamlısignificant
örgü, örüntülattice
örnekmodel
örnek, numunesample
Öteleme; tercüme, çeviritranslation
öz geçirgenliktransmissivity
öz soğurganlıkabsorptivity
öz soğutumauto-refrigeration
öz, soyutabstract
özdirençresistivity
özelspecial
özellikproperty
özgülspecific
özgül ağırlıkspecific gravity
özgül hacimspecific volume
özgül ısıspecific heat
özgül nemspecific humidity
özgül özelliklerspecific properties