Turkish-English Dictionary

In TurkishIn English
yağ yakıt fuel oil
yağlamalubrication
yağlama yağılubricating oil
yağlayıcılubricant
yakıcıburner
yakınlık, eğilimaffinity
yakınsakconvergent
yakınsaklıkconvergence
yakınsamakconverge
yakıtfuel
yakıt elemanı, yakıt ögesifuel element
yakıt hücresi, yakıt pilifuel cell
yakıt-hava oranıfuel-air ratio
yaklaşık, yaklaştırmakapproximate
yaklaşımapproach
yaklaştırma, yaklaşımapproximation
yalıtıcıinsulator
yalıtıminsulation
yalıtmakinsulate
yanside
yan geçiş, atlamaby-pass
yan ürünby-product
yan ürünside product
yanabilir (madde), yanıcıcombustible
yanılgı, hataerror
yanlış, takma, taklitFalse
yanmaburning
yanmacombustion
yanma entalpisienthalpy of combustion
yanma gazları ile kaçan partiküllerfly ash
yanma ısısıheat of combustion
yanma iç enerjisiinternal energy of combustion
yanma odasıcombustion chamber
yanma verimicombustion efficiency
yansımareflection
yansıma açısıreflection angle
yansıma katsayısıreflectivity
yansımış ışıma yoğunluğureflected radiation intensity
yansıtıcılık oranıreflactance fraction
yansız, etkisiz, nötrneutral
yapayartificial
yapay, sentetiksynthetic
yapıstructure
yapışkanadhesive
yapışkanlıkadherence
yapışmaadhesion
yapışmakadhere
yapma, yapım, yapıconstruction
yarar, faydautility
yardımcıauxiliary
yardımcı donatımauxiliary equipment
yarıhalf
yarı (ön takı)semi-
yarı küreselhemispherical
yarıçapradius
yarılanma süresihalf life
yasa, kanunlaw
yatakbed
yatayhorizontal
yatay eksenabscissa
yayarc
yaygınextensive
yaygın özelliklerextensive properties
yayıcıdiffuser
yayıcı verimidiffuser efficiency
yayıcılık, emisiviteemissivity
yayılımsal devreconvective loop
yayılmapropagation
yayılma, disipasyondissipation
yayınımdiffusion
yayınım ışınım yoğunluğudiffuse radiation intensity
yayınım katsayısıdiffusion coefficient
yayınırlıkdiffusivity
yayınırlıkemittance
yayınmakdiffuse
yayma aralığıband emission
yayma gücüemissive power
yayma katsayısıemissivity coefficient
yayma, emisyonemission
yeğin, yoğunintensive
yeniden ısıtmareheating
yeniden ısıtmalı çevrimreheat cycle
yer çekimigravity
yer değiştirmedisplacement
yer yüzünün yaydığı ışınımearth radiation
yerel, lokallocal
yetenekability
yeterlisufficient
yığınbulk
yığın sıcaklığıbulk temperature
yığın, kümepile
yığınsal kaynamabulk boiling
yığışmakconcentrade
yiv, ince olukgroove
yiyici, aşındırıcı, korozifcorrosive
yoğundense
yoğunlukdensity
yoğuşabilircondensable
yoğuşmacondensation
yoğuşma kolonucondensation column
yoğuşmakcondense
yoğuşmuşcondensed
yoğuşturucucondenser
yoğuşukcondensate
yok sayılabilir, ihmal edilebilirnegligible
yok saymak, ihmal etmekneglect
yol, izpath
yoruminterpretation
yönelmetrend
yöntem, metodmethod
yörüngeorbit
yunak, banyobath
yuvarlak, toparlak, top gibiround
yükcharge
yük denkliğicharge balance
yüklemecharging
yüksek fırınblast furnace
yükselteç, kuvvetlendiriciamplifier
yükseltialtitude
yüzeysurface
yüzey gerilimisurface tension
yüzey iletkenliğisurface conductance
yüzey kuvveti, yüzeye etki eden kuvvetsurface force
yüzey sürtünmesiskin friction
yüzeyde tutmak adsorb
yüzeyde tutunanadsorbate
yüzeye tutunmaadsorption
yüzeyinde tutan adsorbent
yüzeyinde tutucu, yüzeyinde tutma özelliği olanadsorptive