Turkish-English Dictionary

In TurkishIn English
zaman, süretime
zamanla değişen akışunsteady flow
zamanla değişen durum, geçici halunsteady state
zamanlamatiming
zar, membranmembrane
zehirlitoxic
zehirliliktoxicity
zenginleştirmeenrichment
zerrecikleme, toz halinde püskürtme, pülverizasyonpulverization
zerrecikleştirmeatomization
zincirchain
zorlanmış taşınım, zorlanmış konveksiyonforced convection